Kahramanmaraş Kalesi’nde Vefa Akşamı: Hacı Ali Özturan ve Âşık Yener Anıldı
Kahramanmaraş Kalesi’nde Vefa Akşamı: Hacı Ali Özturan ve Âşık Yener Anıldı
Kahramanmaraş’ın kültür ve edebiyat hayatına katkı sunan MESDER Kurucu Başkanı merhum Hacı Ali Özturan ile halk edebiyatının usta kalemlerinden Âşık Yener, tarihi Kahramanmaraş Kalesi’nde düzenlenen söyleşi ve anma programıyla yâd edildi.
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nin “Kalesanat” etkinlikleri kapsamında 12 Ekim Pazartesi günü saat 16.00’da gerçekleştirilen program; kültür-sanat çevrelerini, şair ve yazarları, merhumların ailelerini ve edebiyatseverleri kalede bir araya getirdi. Moderatörlüğünü Nimet Tekerek’in yaptığı etkinlikte, Eğitimci-Yazar Ramazan Avcı ve Eğitimci-Yazar Abdulhakim Eren konuşmacı olarak yer aldı. Her iki isimin hayatı, eserleri ve az bilinen hatıraları anlatıldı.

Şehrin Kültürel Hafızasını Kayda Geçiren İsim: Hacı Ali Özturan
Programın ilk bölümünde Ramazan Avcı, Kahramanmaraş Edebiyat ve Sanat Derneği (MESDER) Kurucu Başkanı Hacı Ali Özturan’ı anlatan bir sunum yaptı. Avcı, Özturan’ın yalnızca edebi kimliğiyle değil; şehrin mutfak kültüründen unutulmaya yüz tutmuş çocuk oyunlarına kadar pek çok alanda yaptığı araştırmalarla Kahramanmaraş’ın kültürel hafızasını kayıt altına alan “belgeselci” yönüne de dikkat çekti.
Sunumun ardından Özturan’ın edebiyat dünyasındaki yol arkadaşları Abdulhakim Eren, Mustafa Kök, Lütfi Bilir, MESDER Başkanı Ali Avgın, Tayyip Atmaca ve Celalettin Kurt söz alarak hatıralarını paylaştı. Konuşmalarda Özturan’ın yazar ve şairleri aynı çatı altında buluşturan birleştirici kimliği, nezaketi ve beyefendi kişiliği öne çıktı.
Özturan’ın eşi ve çocukları da duygularını dile getirdi. Aile üyelerinin, merhumun bıraktığı edebi mirası samimi bir dille anlatması katılımcılar tarafından beğeniyle karşılandı. Programda ayrıca, birçok yazarın vefatının ardından eserlerinin unutulduğu hatırlatılarak, Özturan’ın eserlerine ve kültürel mirasına sahip çıkan MESDER’e teşekkür edildi.

Gülhane Parkı’ndan Türkiye’ye Ulaşan Dizeler: Âşık Yener
İkinci bölümde söz alan Abdulhakim Eren, vefatının yıl dönümünde Âşık Yener’in yaşam mücadelesini ve edebi yolculuğunu anlattı. Eren’in sunumunda, 1982’de “Şiirler Demeti” adlı ilk kitabını yayımlayan ozanın söze olan bağlılığı ve yaşadığı güçlükler öne çıktı.
Âşık Yener’in İstanbul’da geçimini sağlamak için Gülhane Parkı’nda tansiyon ölçtüğü dönemde edindiği gözlemlerle 68 kıtalık ünlü İstanbul şiirini yazması, dinleyicilerin ilgisini çeken ayrıntılar arasındaydı. Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan’ın bu şiiri TRT ekranlarında okuduğu, Arif Sağ gibi isimlerin 1995’te eserlerini seslendirerek listelerde üst sıralara taşıdığı da anlatılanlar arasında yer aldı. Bu örnekler, ozanın Türk halk edebiyatındaki yerinin göstergesi olarak aktarıldı.
Sunumda ayrıca Âşık Yener’in yoksulluğa, haksızlığa ve toplumsal sorunlara duyarlılığına değinildi. “Vijdansızlar adam yerde marifet / Gerçekleri söylememiz suç bizim” dizeleriyle haksızlığa karşı duruşu, “Turna”, “Gurbet” ve “Aynalar” gibi şiirlerindeki derinlik dile getirildi.
Eserler Sazla ve Sözle Yeniden Dinlendi
Programın son bölümünde THM sanatçısı Süleyman Güçlü sahne aldı. Güçlü, anma programının ruhuna uygun biçimde doğrudan Âşık Yener’in kaleme aldığı eserleri seslendirdi.
Sanatçı, ozanın Almanya’ya işçi göçünün zorluklarını anlattığı ve “Çöpçülüğe akın eden göç bizim” dizeleriyle hafızalara kazınan gurbet türküsünü de icra etti.
Tarihi kalede anılar ve Âşık Yener’in dizeleriyle süren program, Kahramanmaraş’ın kendi değerlerine duyduğu vefanın ve kültürel mirasına sahip çıkma kararlılığının bir örneği olarak katılımcıların hafızasında yer etti.
