Kültürleri Yansıtan ÇevirilerSanat

Bu Akşam Bulaşıkları Yıkamayacağım, Anastasiya Lefkoska

BU AKŞAM BULAŞIKLARI YIKAMAYACAĞIM 

ANASTASİYA LEFKOSKA

“Bu akşam bulaşıkları yıkamayacağım”. Bütün kadınlar bu sözlerle seslenerek, ellerinde tuttukları milyarlarca havluyu yerlere, mermerlere, musluklara, nehirlere, lavabolara attılar.

Sessiz, sağır, ölmüş, insan seslerinden, engellerden, kalabalıklardan arınmış karanlık bir geceydi.

Sadece cırcır böcekleri, baykuşlar ve diğer çeşitli gece kuşları aya serenatlar söylerken, çocuklar gibi parlak takım yıldızları, geceleri pencereden tüm ulusları ve ülkeleri aydınlatan aynı yıldızları topluyordu.

Aniden. Tap. Tap.Tap. Bütün dünya kadınlarının aynı anda ayak sesleri duyuldu. Yüksek topuklular, spor ayakkabılar, terlikler, çıplak ayaklar, çoraplı, çizmeli, ayakkabılı, değnekli, el arabalı göklerden yankılanarak erkek milletini panikletiyordu. Önce sessiz ve yavaş, ardından toprağın her sallantısında daha güçlü ve güçlü… Toz ayak ritmiyle yükseliyordu. El arabalarının ve tekerleklerinin ritminde… Çünkü, onun üzerinde duramayanlar bile, tozlu toprağı sallamanın bir yolunu buluyorlardı. Toprağın sallanmasının zamanı gelmişti.

Karanlık, huzurlu, seçilmiş bir geceydi. Kadınlar uzun zamandan sonra ilk kez tek başına değil de hep birlikte kalabalık, grup halinde, sürü halinde yürüdükleri bir geceydi. Hiç bir şey yapmıyorlardı. Ne protesto, ne parti ne de dans… Sadece sessizlikte yürüyor ve gecenin güzelliğine ve içindekilere ; ağaçlara, yıldızlara, otlara, karlara ve dağlara, sessizliğe ve müziğe, parlayan yıldızlara ve kuzey ışıklarına, yamaçlara, akarsulara ve asfaltlı yollara, ayaklarına bulaşan çamurlara ve göçmen kuşların inşa ettiği yuvalara, eski ve yeni kalıntılara, yüzen vapurlara ve bu gecenin özel bir gece olduğunu bilerek  sığınaklarından çıkamayan yaban hayvanlara hayranlıkla bakıyorlardı. Kadınlar (kimileri sakin, kimileri yüksek sesle) dalgın, etraflarındaki erkeklerin şaşkın bakışlarının farkına varmadan alkış tutuyorlardı. Erkekler evlerden, binalardan, çadır ve sığınaklardan, banklardan kalkmış ve parklardan gelmiş, ağaçların ve duvarların arkasından, her yerden çıkmış bir şekilde aralarında:

“Annem, eşim, kızkardeşim, komşunun karısı, alt sokaktan şu tuhaf kadın ne yapıyorlar ki?” Bilmeme korkusu veba gibi yavaş yavaş yayıldı ve erkeklerin dünyasına, kendilerine verdikleri sosyal merdivendeki daha yüksek ücretler, haklar ve yerler gibi geldi. Kısa sürede, sokaklarda, kaldırımlarda, kumlarda, dağlarda toplanan kadın kalabalığından korkan üniförmalı, eşofmanlı, kot pantolonlu gazeteciler, askerler ve polisler geldiler. Artık “daha güçlü” tarafın gurur duyduğu erkeksi çözülme cesareti yoktu.

“Eller yukarı!”  Üniformalı olanlar seslenerek kadınlara silah doğrulttular . Siviller ise pijamalı , iç çamaşırlı, fesli, bereli; sakalsız, sakallı, bıyıklı; kızgın, korkmuş, alaycı bir şekilde onlara bakıyorlardı. Fantazilerinin sona ermesinin kızgınlığıyla bazıları kükredi, bazıları suskunca bakıp düşünüyordu, bazılarının ise salyaları akıyordu ( bir değil, binlerce kadını devirmek çok zordu).

Anlar, saniyeler geçiyordu. Kadınlar hala güçlü şekilde yere basıyorlardı. Kimisi soğukta kimisi sıcaktan titriyordu. Kimisi alerjiden ya da toz ve havanın kuruluğundan öksürüyordu. Kimisi ise ilk defa gece ve özgürlük görmüş gibi, ilk defa yaşamış gibi rüydaymış gibi gülümsüyordu.

“Eller yukarı!” Ünifomalılar bir kez daha seslendi. “Neler oluyor?!” Aniden korkmuş erkek sesleri duyuldu. Sessiz, sağır, ölü, sakin bir gece, aniden korkunç, tehlikeli, kargaşalı korku hikayesine dönüşmüştü.

“Ne oluyor, soruyorum?!” Erkekler yine bağırdılar ve ses sanki küçük, büyük, içi boş, duvarlı, var olamyan ve yeni yapılmış her delikten yankılanıyor gibiydi.

“Sadece bir gece tek başıma dolaşmak istedim.” Dünyanın bütün kadınları aynı anda etraflarına şaşkın bakarak cevap verdiler.

ANASTASİYA LEFKOSKA

Anastasiya Lefkoska, 14 Mayıs 2000 yılında Üsküp’te doğmuştur. Gostivar’da yaşamaktadır. 2019 yılında yayınlanan “Sana Söylemediğim Her Şey” romanın yazarıdır. Ayrıca bu çalışmasıyla Manastır’ın Yeni Vavilon Derneği tarafından Makedon Edebi Dilinin tanınması ödülüne layık görülmüştür. 2018 yılında “Gelecek 25 Yılda Makedonya” adlı makalesiyle USAİD ve eski ABD büyükelçisi Jess Bailey tarafından takdir alarak birincilik kazanmıştır. Lefkoska, ayrıca 2021’de Milica Paulus tarafından verilen Uluslararası Edebiyat Tezahürü “William Shakespeare”de altın plaket de dahil olmak üzere çok sayıda ödül aldığı şiirler de yazıyor. Lefkoska, gurur duyduğunu dile getirdiği Gostivar Şairler Kulübü’nün üyesidir. Üsküp’te “Blaje Koneski” Filoloji Fakültesinde üçüncü sınıf öğrencisidir. Aynı zamanda Крајбрежје.мк blog ekibinin bir parçasıdır.

Пролазили су тренуци, секунде.  Жене су и даље чврсто корачале;  неке су дрхтале од хладноће, неке од врућине, неки су кашљали од алергија, од болести и сувоће ваздуха од земаљске прашине, неке су се само смејале као у сну, као да су први пут оживеле , као да су први пут виделе ноћ и слободу.

 „Руке у вис!“ повикаше униформе још једном. „Шта се дешава?!“  Одјекнули су изненада  уплашени гласови људи као један и ноћ тиха, глува, мртва, мирна, одједном је постала  страшна, опасна, хаотична, претопљено из лепе фантазије у хорор причу.

„Питам, шта се дешава?!  Мушкарци су поново викнули и глас као да је одјекивао из сваке рупе на свету;  мали, велики, шупљи, ограђени зидовима, непостојећи и који тек треба да се направе.  „Само сам хтела да прошетам сама једном увече“, рекла је у исто време свака жена на свету, зачуђено гледајући около.


BİLSEK GENÇLİK KULÜBÜ DERNEĞİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kahramanmaraş Kent Meclisi
Başa dön tuşu

BİLSEK GENÇLİK KULÜBÜ DERNEĞİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et